Ana içeriğe atla
Bu web sitesi, kadın sağlığına ilişkin bilgilendirici içerikler sunmak ve farkındalık oluşturmak amacıyla Prof. Dr. Mustafa Ulubay tarafından hazırlanmıştır.
mustafaulubay.com'a git
Menü

Çikolata Kisti ve Endometrioma — Yumurtalık Kisti Nedir?

Yumurtalık kisti; yumurtalığın üzerinde veya içinde gelişen, içi sıvı dolu kesecikler olarak tanımlanmaktadır.

Birçok kist "fonksiyonel" (adet döngüsünün normal bir parçası olarak oluşan ve kendiliğinden gerileyen) yapıda olmakla birlikte; Prof. Dr. Mustafa Ulubay kliniğinde yürütülen değerlendirmelerde, endometriozis ile ilişkili kistlerin çok daha spesifik bir klinik doğaya sahip olduğu ve özel bir tıbbi uzmanlık gerektirdiği vurgulanmaktadır.

Söz konusu kistik yapılar tıp literatüründe Endometrioma veya "Çikolata Kistleri" olarak adlandırılmaktadır. Bu oluşumlar, endometrial benzeri dokunun yumurtalıklar üzerinde büyümesiyle meydana gelmektedir.

Zamanla bu doku her adet döneminde kanamakta; ancak normal bir adet kanamasından farklı olarak, bu kanın vücuttan dışarı atılabileceği bir yol bulunmamaktadır. Bu durum sonucunda kan kist yapısının içinde birikmekte, yoğunlaşmakta, koyu ve kahverengi bir renk alarak erimiş çikolatayı andıran karakteristik bir görünüme bürünmektedir.

Endometriomalar, hastalığın ileri bir evreye (genellikle Evre 3 veya Evre 4) ulaştığının klinik bir işareti olarak kabul edilmektedir. Bu yapılar yalnızca içi sıvı dolu basit kesecikler değil; sağlıklı yumurtalık dokusuna zarar verebilen, yumurta kalitesini tehlikeye atabilen ve yumurtalıkların pelvik yan duvarlara veya rahmin arka kısmına yapışmasına (adezyona) neden olan şiddetli skar (yapışıklık) dokusu oluşturabilen aktif, enflamatuar lezyonlar olarak değerlendirilmektedir.

Anatomik olarak derinlere gömülü olmaları nedeniyle kendiliğinden gerilemeleri nadiren mümkün olmakta ve Prof. Dr. Mustafa Ulubay kliniğinde uygulanan tedavi protokolleri kapsamında sıklıkla cerrahi müdahale (eksizyon) gerektirmektedir.

Yumurtalık ve Çikolata Kistlerinin En Yaygın Belirtileri

Fonksiyonel kistler asemptomatik (belirti vermeyen) bir seyir izleyebilmekle birlikte; endometriomalar ve büyük boyutlu kompleks kistler genellikle hastaların yaşam kalitesini ciddi şekilde olumsuz etkileyebilen spesifik ve dirençli semptomlara yol açmaktadır.

Kronik Pelvik Ağrı ve "Ağırlık" Hissi

Prof. Dr. Mustafa Ulubay kliniğine yapılan hasta başvurularında sıklıkla; pelvik bölgenin tek veya her iki tarafında sürekli, künt bir sızı ya da bir "ağırlık" hissi tarif edilmektedir. Kist büyüdükçe yumurtalığa ekstra bir kütle eklemekte ve bu durum aşağı doğru çeken bir hisse neden olmaktadır.

Kistin iltihaplanması ve şişmesi sebebiyle, söz konusu ağrının genellikle adet ve yumurtlama dönemlerinde belirgin bir şekilde şiddetlendiği gözlemlenmektedir. Basit bir adet krampından farklı olarak bu ağrı, doğrudan yumurtalığın bulunduğu bölgeye lokalize olmuş, derin bir acı şeklinde hissedilmektedir.

Yumurtalıklarda Ani ve Keskin Ağrı

Bir kistin aşırı derecede büyümesi durumunda, yumurtalığın kendi kan akımını sağlayan damar ağı etrafında dönmesine yol açabildiği bilinmekte olup; bu akut klinik tablo tıp literatüründe "Overyan Torsiyon" (Yumurtalık Dönmesi) olarak adlandırılmaktadır.

Söz konusu durum; bulantı ve kusmanın da eşlik ettiği ani başlangıçlı, dayanılmaz şiddette ve tek taraflı bir ağrı tablosuyla ortaya çıkmakta olup, yumurtalığı kurtarmak adına acil cerrahi müdahale gerektiren tıbbi bir aciliyet olarak değerlendirilmektedir.

Benzer şekilde, Prof. Dr. Mustafa Ulubay kliniğinde gerçekleştirilen klinik değerlendirmelerde sıkça vurgulandığı üzere; bir çikolata kistinin sızıntı yapması veya patlaması durumunda, kist içerisindeki enflamatuar karakterli yoğun "çikolata" sıvısının pelvik boşluğa dökülmesi neticesinde ani başlangıçlı, geniş bir alana yayılan yanıcı tarzda bir ağrı ve şiddetli bir iltihaplanma tablosu meydana gelmektedir.

Mesane veya Bağırsak Üzerinde Baskı Hissi

Büyük boyutlu kistlerin — genellikle 5 cm'yi aşan çaplarda — pelvik bölgede önemli ölçüde yer kapladığı bilinmektedir. Söz konusu kistlerin mesaneye baskı yapması durumunda, mesane boş olduğunda dahi hastada sık idrara çıkma ihtiyacının (acil sıkışma hissi) ortaya çıkabildiği gözlemlenmektedir.

Bu kistik yapıların kalın bağırsağın son kısmına bası yapması halinde ise; ağrılı dışkılama, kabızlık veya bağırsakların tam olarak boşaltılamadığı hissi gibi şikayetlere yol açtığı tespit edilmektedir.

Tıp literatüründe "kitle etkisi" olarak adlandırılan bu kompleks klinik tablonun, sıklıkla jinekolojik bir problemden ziyade sindirim veya üriner (boşaltım) sistemi hastalıkları olarak yanlış teşhis edilebildiği bilinmekle birlikte; Prof. Dr. Mustafa Ulubay kliniğinde gerçekleştirilen titiz ve kapsamlı değerlendirmeler sayesinde bu tür tanısal gecikmelerin ve yanılgıların bütünüyle önüne geçilmektedir.

Yumurtalık Koruyucu Çikolata Kisti Tedavisi

Prof. Dr. Mustafa Ulubay kliniğinde, yumurtalık kistlerinin tedavisine yönelik benimsenen cerrahi yaklaşım, tek ve en kritik bir temel hedefle tanımlanmaktadır: Hastanın doğurganlık potansiyelinin korunması.

Yumurtalığın son derece değerli bir üreme organı olduğu klinik gerçeği ışığında; uygulanan tüm cerrahi teknikler, mümkün olan her sağlıklı yumurta hücresinin korunmasını sağlayacak şekilde özel olarak dizayn edilmektedir.

Klinikte; kist duvarının sağlıklı yumurtalık dokusundan mikroskobik bir titizlikle soyularak ayrılmasını içeren Laparoskopik Kistektomi prosedüründe üst düzey uzmanlık sunulmaktadır.

Neredeyse %100 oranında hastalığın tekrarlamasına yol açtığı bilimsel olarak kanıtlanmış olan kistin yalnızca boşaltılması (fenestrasyon/drenaj) işlemi, benimsenen klinik cerrahi prensipler gereği kesinlikle uygulanmamaktadır.

Klinik ekibin sahip olduğu derin cerrahi deneyim; birçok hekim tarafından sıklıkla göz ardı edilebilen son derece kritik bir klinik ayrım olan Tip 1 ve Tip 2 Endometriomaların kusursuz bir şekilde birbirinden ayırt edilmesine olanak tanımaktadır:

  • Tip 1 (İnvajine - İçe Çökük): Kist, yumurtalık yüzeyinin kendi içine katlanmasıyla (çökmesiyle) oluşmaktadır. Bu lezyonların oldukça "yapışkan" (adeziv) bir doğaya sahip olduğu ve sağlıklı dokuyu zedelemeden (parçalamadan) cerrahi olarak çıkarılmasının son derece zor olduğu bilinmektedir.
  • Tip 2 (İnvaziv - Yayılımcı): Endometriozis hastalığının, halihazırda var olan bir kisti tutmasıyla karakterize edilmektedir. Bu tür lezyonların cerrahi olarak ayrıştırılmasının genel olarak daha kolay olduğu klinik olarak gözlemlenmektedir.

Bu patolojik farkın doğru bir şekilde tanımlanması; ayrıştırma tekniğinin spesifik patolojiye göre özel olarak uyarlanmasını sağlamakta; böylece yumurta hücrelerinin barındığı yumurtalık korteksi (yumurtalığın dış katmanı) titizlikle korunurken, hastalığın bütünüyle ortadan kaldırılması güvence altına alınmaktadır.

Gerçek bir endometriozis cerrahisi uzmanını genel uygulayıcılardan ayıran temel unsur olan bu mikrocerrahi hassasiyet sayesinde; hastanın yumurtalık rezervine (AMH seviyelerine) yönelik olası tüm riskler minimum düzeye indirilmektedir.

Yumurtalık Kisti Ameliyatı Hakkında Merak Edilenler

Kist Ameliyatı Yumurta Rezervini (AMH Değerlerini) Düşürür mü?

Hastalar tarafından en sık dile getirilen klinik endişelerin başında bu durum gelmektedir. Yumurtalık üzerinde gerçekleştirilen her türlü cerrahi müdahalenin, Anti-Müllerian Hormon (AMH) seviyeleri ile ölçülen yumurtalık rezervine yönelik belirli bir risk taşıdığı tıp literatüründe kabul edilmektedir.

Bununla birlikte; bir çikolata kistinin tedavi edilmeden bırakılmasının da kronik enflamasyon (iltihaplanma) ve fiziksel gerilme yoluyla yumurtalığa ciddi zararlar verdiği klinik bir gerçektir. Prof. Dr. Mustafa Ulubay kliniğinde; termal (ısı kaynaklı) hasarı en aza indirgemek ve yumurta rezervini korumak amacıyla, hassas dokuların bulunduğu bölgelerde ısı enerjisi (koter) kullanımından titizlikle kaçınılmakta ve mümkün olan her anatomik durumda "soğuk eksizyon" teknikleri başarıyla uygulanmaktadır.

Gerçekleştirilen operasyonlardaki temel klinik hedef; geride kalan yumurta hücreleri için sağlıklı bir ortam oluşturmak adına toksik kistik yapının vücuttan uzaklaştırılması ile sağlıklı yumurtalık dokusunun fiziksel olarak maksimum düzeyde korunması arasındaki o kusursuz dengenin sağlanmasıdır.

Kist Duvarının Çıkarılması Neden Gerekmektedir? Sadece Boşaltılması Yeterli Değil midir?

Kist içerisindeki sıvının boşaltılması (aspirasyon işlemi), hastaya yalnızca geçici bir klinik rahatlama sağlamaktadır. Kist duvarının bizzat canlı ve aktif endometriozis dokusundan meydana gelmesi nedeniyle; boşaltılan kistin içinin sıklıkla birkaç hafta gibi kısa bir süre içerisinde yeniden kanla dolduğu gözlemlenmektedir.

Tıp dünyasında kabul gören tedavi yöntemi, kist kapsülünün cerrahi yolla bütünüyle çıkarılması (kistektomi) işlemidir. Prof. Dr. Mustafa Ulubay kliniğinde başarıyla uygulanan bu yöntem sayesinde; kistin asıl haznesi ve iç yüzeyini kaplayan hastalıklı doku tamamen vücuttan uzaklaştırılarak, kistin tekrarlama riski son derece anlamlı bir ölçüde azaltılmaktadır.

Çikolata Kisti Kansere Dönüşebilir mi?

Endometriomaların büyük bir çoğunluğunun iyi huylu karakterde olduğu bilinmekle birlikte; uzun süredir devam eden ve tedavi edilmeden bırakılmış yumurtalık endometriozisi vakalarında, spesifik bazı yumurtalık kanseri türlerine (berrak hücreli veya endometrioid karsinom gibi) yakalanma riskinde hafif bir artış gözlemlenmektedir. Bununla birlikte, söz konusu genel risk oranının düşük seviyelerde seyrettiği tıp literatüründe kabul edilmektedir.

Prof. Dr. Mustafa Ulubay kliniğinde gerçekleştirilen cerrahi müdahaleler; cerrahi yolla çıkarılan dokunun kesin teşhis amacıyla patolojik incelemeye gönderilmesine olanak tanımaktadır. Bu kapsamlı klinik yaklaşım sayesinde; bir yandan hastadaki iltihaplanma kaynağı bütünüyle vücuttan uzaklaştırılırken, diğer yandan patoloji laboratuvarından elde edilen kesin tanı raporuyla hastanın tam bir tıbbi güvene kavuşması sağlanmaktadır.

Randevunuzu Planlayın

Ağrılı adet görme ve endometriozis şikayetleriniz için modern cerrahi çözümlerimizle yanınızdayız. Uzmanlarımızla görüşmek için hemen randevu alın.

WhatsApp