Endometriozis, zamanında müdahale edilmediğinde ilerleyici nitelik taşıyabilen ve organ fonksiyonlarını derinden etkileyebilen son derece karmaşık bir hastalıktır. Erken evrelerde başlayan enflamatuar süreçler, ileri evrelere ulaşıldığında yerini pelvik anatomiyi tahrip eden yoğun doku hasarlarına ve yapışıklıklara bırakmaktadır. Hastalığın en yıkıcı formunu temsil eden evre 4 endometriozis, standart jinekolojik uygulamaların ötesinde, kompleks pelvik cerrahide üst düzey bir uzmanlık gerektirmektedir.
Evre 4 Endometriozis Nedir?
4. evre endometriozis dendiğinde, akla ilk olarak bu durumun endometriozis hastalığının en şiddetli sınıflandırması olduğu gelmelidir. Genellikle rahim dışında yaygın bir şekilde bulunmasıyla karakterize edilir. Bu evrede pelvik bölgede organların birbirine yapışması olarak tarif edebileceğimiz yoğun adezyonlar yani yapışıklıklar oluşur. Sıklıkla çikolata kisti adını verdiğimiz, tıbbi literatürde endometrioma olarak bildiğimiz ve endometriozis hastalığının yumurtalıkları tutması sonucu oluşan büyük yumurtalık kistleri gözlemlenir.
4. evrede hastalık artık yüzeysel bir yapıda seyretmeyi bırakır. Bu durum “derin infiltratif endometriozis” olarak sınıflandırılır ve lezyonların pelvik ve abdominal organların dokularının derinliklerine kadar ilerlediği anlamına gelir. Derin infiltratif endometriozis; yumurtalıklar, fallop tüpleri, bağırsak, mesane ve rahmin arkasında kalan uterosakral bağlarında yaygın yerleşim gösterir. Bu ilerlemiş nüfuz durumu, normal kadın anatomisini bozarak organ fonksiyonlarını tehlikeye atmaktadır.
Hastalığın bu denli yaygın ve derine yerleşmiş olması nedeniyle 4. evre endometriozis, sıklıkla yanlış teşhis edilen veya yetersiz tedavi edilen karmaşık bir sağlık sorunu olarak öne çıkmaktadır. Hastalığın tam boyutları ancak laparoskopi gibi cerrahi bir prosedürle doğrulanabildiğinden; kesin teşhis ve tedavi süreçleri, Prof. Dr. Mustafa Ulubay kliniğinde olduğu gibi karmaşık pelvik cerrahi alanında derin bir uzmanlığa sahip ve üst düzey donanımlı bir ekip gerektirmektedir.
Evre 4 Endometriozis Belirtileri
İleri evre endometrioziste semptomlar bireyden bireye çeşitlilik göstermekle birlikte sıklıkla; infiltrasyon (derin dokulara nüfuz etme) derinliği ve yapışıklıkların (adezyonların) neden olduğu anatomik bozulmalar sebebiyle şiddetli ve hastanın yaşam kalitesini derinden sarsan ağrılara yol açmaktadır. Ağrının konumu ve karakteri, doğrudan hastalığın etkilediği organlarla ilişkili olarak şekillenmektedir.
Şiddetli Pelvik Ağrı ve Adet Sancıları (Dismenore)
Bu tablo, tipik bir adet ağrısının çok ötesinde, kişinin sosyal hayatını etkileyen hatta adet döneminde dayanılmaz ağrılara neden olarak kişileri acil servise başvurmaya itebilecek bir ağrıdır. Hastalar tarafından sıklıkla alt karında, pelvik bölgede ve bel bölgesinde hissedilen derin, dinmek bilmeyen bir sızı, yanma veya saplanma tarzında ağrılar tarif edilmektedir.
- Adet döneminde alt karında derin ağrı
- Adet döneminde ve adet dönemi dışında pelvik bölgede ağrı
- Adet döneminde bel ağrısı
- Adet döneminde kasık ağrısı
Adet dönemlerindeki bu ağrı çoğu zaman adet dönemi dışında da, sürekli ve kronik bir yapı kazanmaktadır. Tüm pelvik bölgenin aşağı doğru çekildiği veya sıkıştırıldığı yönünde bir his yaşanabilmekte ve bu durum, organları birbirine bağlayan geniş çaplı yapışıklıklardan kaynaklanmaktadır.
Söz konusu adet ağrısı çoğunlukla o kadar şiddetlidir ki, reçetesiz satılan ağrı kesicilerle dahi hafifletilememekte ve hastanın çalışma, okula gitme veya dik durma kabiliyetini dahi engelleyebilecek boyutlara ulaşabilmektedir.
Ağrılı Bağırsak Hareketleri (Diskezi)
Endometriozisin bağırsak dokusuna nüfuz etmesi yani endometriozisin bağırsakları tutması durumunda, dışkılama sırasında veya bu eylemin gerçekleştiği zaman diliminde dayanılmaz düzeyde ağrılar ortaya çıkabilmektedir. Bu durum, rektumu veya kolonu etkileyen derin infiltratif endometriozisin en belirgin semptomlarından biri olarak kabul edilmektedir.
Klinik başvurularda hastalar tarafından bu tablo; rektumun derinliklerinde hissedilen keskin, saplanma tarzında, adeta bir "yıldırım çarpması" hissi uyandıran bir ağrı veya şiddetli, ezici bir baskı olarak tarif edilmektedir. Sıklıkla döngüsel bir seyir izleyen ve adet dönemlerinde belirgin şekilde şiddetlenen bu semptoma; aşırı şişkinlik, kabızlık veya ishal gibi şikayetler de eşlik edebilmektedir.
Cinsel İlişki Sırasında Ağrı (Disparoni)
Bu klinik tablo, vajina girişinde değil, penetrasyon (itme) sırasında pelvik bölgenin derinliklerinde ortaya çıkan ağrı ile karakterize edilmektedir. Söz konusu semptom, klinik başvurularda sıklıkla keskin ve saplanma tarzında bir ağrı ya da zedelenmiş, hassas bir duvara çarpma hissi olarak tarif edilmektedir.
Bu durumun temel nedeni genellikle; uterosakral bağlar, vajinanın üst kısmı veya rahmin arka boşluğunda (cul-de-sac / Douglas boşluğu) yerleşen endometrial nodüller ile yapışıklıklardır (adezyonlar). Ortaya çıkan bu lezyonlar, bölgede ciddi bir enflamasyona (iltihaplanmaya) ve organ hareketliliğinin kısıtlanmasına yol açarak cinsel birliktelik sırasındaki derin ağrıyı tetiklemektedir.
Ağrılı İdrar Yapma (Dizüri) ve Mesane Semptomları
Endometriozisin mesaneyi tutması durumunda, belirgin üriner semptomlar ortaya çıkabilmektedir. Klinik başvurularda hastalar tarafından; sık idrara çıkma ihtiyacı, mesanenin tam olarak boşalamadığı hissi veya mesane doldukça pubik kemiğin (çatı kemiği) üzerinde hissedilen keskin ve lokalize ağrılar tarif edilmektedir. Özellikle lezyonların enflamasyona uğradığı yani iltihaplandığı adet dönemlerinde, idrar yapma eylemi sırasında ağrı hissedilmesi oldukça sık karşılaşılan bir klinik bulgudur.
Altın Standart Sinir Koruyucu Eksizyon Cerrahisi
Prof. Dr. Mustafa Ulubay kliniğinde tedavi yaklaşımı kesin ve kalıcı sonuçlar odaklıdır. Bu doğrultuda, tıbbi bakımda tartışmasız altın standart olarak kabul edilen ve minimal invaziv bir prosedür niteliği taşıyan Sinir Koruyucu Eksizyon Cerrahisi uygulanmaktadır.
Yalnızca yüzeyi yakan ablasyon yönteminin aksine, tüm görünür endometriozis lezyonlarının bulundukları her bölgeden bütünüyle çıkarılması amaçlanmaktadır. Bu karmaşık prosedür, endometriozis dokusunun sağlıklı organlardan dikkatlice ayrıştırıldığı yüksek mikrocerrahi hassasiyetiyle gerçekleştirilmektedir. Dördüncü evre hastalığın sıklıkla birden fazla organı tutması nedeniyle, tedavi süreci ortak akla dayalı, multidisipliner bir yaklaşım eşliğinde yürütülmektedir.
Uygulanan tekniğin en kritik yönü sinir koruyucu özellikte olmasıdır. Derin infiltratif endometriozis sıklıkla; mesane, bağırsak ve cinsel fonksiyonları kontrol eden kritik sinir ağlarının yer aldığı pelvik boşluklara nüfuz etmektedir. Klinik bünyesinde, çevre dokulardaki hastalıklı yapılar eksize edilirken (çıkarılırken) bu hassas sinirleri tespit etme, izole etme ve koruma konusunda üst düzey bir anatomik uzmanlık sergilenmektedir.
Bu ileri düzey yaklaşım; hastalığı ve hastalığa bağlı ağrıyı bütünüyle ortadan kaldırırken, hayati organ fonksiyonlarını muhafaza etme ve çoğu zaman yeniden kazandırma temel misyonuna dayanmaktadır.
Evre 4 Endometriozis SSS
Dördüncü evre endometriozis teşhisi konulması, rahmin alınması (histerektomi) ameliyatı gerektireceği anlamına mı gelmektedir?
Kesinlikle hayır. Rahmin alınması işlemi, 4. evre endometriozis için kesin bir çözüm veya zorunlu bir tedavi yöntemi olarak kabul edilmemektedir. Gerçekleştirilen cerrahi operasyonlardaki temel hedef, yerleşim yerlerinden bağımsız olarak tüm endometriozis lezyonlarının eksiksiz bir biçimde cerrahi olarak eksizyonla çıkarılmasıdır.
Histerektomi, adenomyozis gibi doğrudan rahmi etkileyen klinik durumlar için uygulanan bir tedavi seçeneği olmakla birlikte; bağırsak, mesane veya yumurtalıklara yerleşmiş olan endometriozis hastalığını ortadan kaldırmamaktadır.
Prof. Dr. Mustafa Ulubay kliniğinde histerektomi uygulamasına yönelik karar süreci, endometriozis eksizyonundan tamamen ayrı tutulmaktadır. Söz konusu operasyon kararı, ancak vakaya özgü semptomlar ile hastanın geleceğe yönelik doğurganlık hedefleri son derece kapsamlı ve titiz bir değerlendirmeye tabi tutulduktan sonra alınmaktadır.
Çocuk sahibi olma isteği bulunan vakalarda, 4. evre endometriozis için uygulanan eksizyon cerrahisinin doğurganlık (fertilite) potansiyelini iyileştirme ihtimali bulunmakta mıdır?
Pek çok hasta için endometriozis tedavisi sonrası doğurganlık artışı endişesinin sonucu olumludur.
Dördüncü evre endometriozis; büyük yumurtalık kistleri (endometrioma) oluşturması, fallop tüplerini tıkayan yoğun yapışıklıklara sebebiyet vermesi ve kronik bir enflamatuar ortamı tetiklemesi nedeniyle doğurganlık (fertilite) potansiyelini ciddi düzeyde olumsuz etkileyebilmektedir.
Uygulanan titiz bir eksizyon cerrahisi; normal pelvik anatominin yeniden tesis edilmesi, sağlıklı yumurtalık dokusu muhafaza edilirken kistlerin bütünüyle çıkarılması ve mevcut enflamasyonun azaltılması yoluyla fertilite sonuçlarını önemli ölçüde iyileştirebilmektedir.
Pelvik bölgede çok daha sağlıklı bir ortamın yaratılması sayesinde gerçekleştirilen cerrahi müdahaleler, doğal yollarla gebe kalma ihtimalini artırabilmekte veya tüp bebek (IVF) benzeri yardımcı üreme teknolojilerinde elde edilen başarı oranlarını doğrudan yükseltebilmektedir.
Bağırsak dokusunda yerleşim gösteren derin infiltratif endometriozis cerrahisini bu denli karmaşık kılan faktörler nelerdir?
Bağırsak veya mesanede yerleşim gösteren derin infiltratif endometriozise yönelik cerrahi müdahaleler, pelvik cerrahide teknik açıdan en fazla uzmanlık ve donanım gerektiren prosedürler arasında yer almaktadır.
Hastalık bağırsak duvarına nüfuz ettiğinde; bağırsak rezeksiyonu ve reanastomozu (bağırsağın etkilenen bölümünün çıkarılması ve uçların yeniden birleştirilmesi) gibi spesifik cerrahi müdahalelere ihtiyaç duyulabilmektedir. Bu durum, olası komplikasyonlardan kaçınmak ve organ fonksiyonlarını korumak adına üst düzey bir cerrahi beceri gerektirmektedir.
Söz konusu spesifik cerrahi prosedürlerde yüksek vaka deneyimine sahip bir endometriozis uzmanının multidisipliner bir ekip eşliğinde çalışması; risklerin en aza indirilmesi ve hastalığın tek bir ameliyatta bütünüyle temizlenmesi açısından kritik bir öneme sahiptir.
Prof. Dr. Mustafa Ulubay kliniğinde titizlikle uygulanan bu yaklaşım doğrultusunda hastalıklı dokunun tek seferde tamamen ortadan kaldırılması, nüks yani tekrarlama ihtimalini ve gelecekteki olası operasyon gereksinimlerini önlemenin temel anahtarı olarak kabul edilmektedir.
Dördüncü evre endometriozis tedavisinde gerçekleştirilen laparoskopik eksizyon cerrahisi sonrasında iyileşme süresi ne kadardır?
Laparoskopik endometriozis ameliyatı sonrasında iyileşme süreci her hasta için küçük farklılıklar gösterebilir. Ancak, Prof. Dr. Mustafa Ulubay kliniğinde minimal invaziv laparoskopik teknikler uygulandığı için iyileşme süreci geleneksel açık cerrahi operasyonlarına kıyasla önemli ölçüde daha hızlı seyretmektedir. Operasyonun ardından hastaların büyük bir çoğunluğu, tıbbi gözlem ve takip amacıyla hastanede 1 ila 3 gece arası yatış yapmaktadır.
Taburcu olunduktan sonra evde geçirilen ilk bir ila iki haftalık sürecin bütünüyle istirahate odaklanılarak geçirilmesi gerekmektedir. Aynı zamanda, iyileşme sürecini desteklemek ve kan dolaşımını düzenlemek amacıyla hastalara hafif tempolu yürüyüşler yapmaları tavsiye edilmektedir.
Hastaların büyük bir kısmı 1 ila 2 hafta içerisinde masa başı işlerine veya hafif günlük aktivitelere dönüş yapabilmektedir. Ancak, iç dokuların bütünüyle iyileşmesine olanak tanımak adına en az 6 ila 8 hafta boyunca ağır kaldırmaktan veya yorucu egzersizler yapmaktan kaçınılması önemle tavsiye edilmektedir.
Laparoskopik endometriozis ameliyatı sonrasında iyileşme sürecini en iyi şekilde desteklemek amacıyla Prof. Dr. Mustafa Ulubay kliniği ve ekibi tarafından hastalarımıza özel detaylı ve kişiselleştirilmiş bir ameliyat sonrası bakım planı sunulmaktadır.
Başarılı bir eksizyon cerrahisi uygulamasının ardından, endometriozis hastalığının ilerleyen dönemlerde tekrarlama (nüks etme) riski hangi düzeydedir?
Eksizyonel cerrahi, hastalığın kökünden temizlenmesini hedeflediği için nüks oranını en aza indiren yöntemdir. Uzman bir cerrah tarafından tüm derin infiltratif odaklar, periton altı lezyonlar ve kist kapsülleri bütünüyle çıkarıldığında nüks riski ablasyon (yakma) yöntemine göre belirgin şekilde düşmektedir; ancak biyolojik yatkınlık nedeniyle hastaların düzenli periyodik takipleri aksatılmamalıdır.
Randevunuzu Planlayın
Ağrılı adet görme ve endometriozis şikayetleriniz için modern cerrahi çözümlerimizle yanınızdayız. Uzmanlarımızla görüşmek için hemen randevu alın.
